Çarşamba , 22 Kasım 2017

Giriş » Açık Görüş » Yasemin Devrimi: Tunus’ta Ne Değişti?

Yasemin Devrimi: Tunus’ta Ne Değişti?

30 Kasım 2015 Kategori: Açık Görüş A+ / A-

Orhan Günay*

Tunuslu şair Ebu’l-Kâsım’ın yıllar önce müstemlekeci güçlere karşı yazdığı “ İnsanlar yaşamaya karar verdiğinde, kader tecelli edecek ve bir gün… kölelik zincirleri kırılmalı” sözleri yıllar sonra 2010 yılında tekrar halk arasında “Yasemin Devrimi”yle canlanmıştır. Bu ayaklanmanın ‘Yasemin Devrimi’ diye anılmasının sebebi, devrimin Tunus’un sembolü olan ‘yasemin çiçeği’ ile özdeşleştirilmesi ve “Polise yasemin verelim” sloganıyla yola çıkılarak, sosyal paylaşım ağlarına yayılmasıdır.

Yasemin Devrimi, Arap Baharı’nı başlatan olayların fitilini ateşlemesi, sadece Arap dünyasında değil, dünyanın farklı yerlerinde, Kore ve Çin’de[1] bile demokrasi isteğiyle toplanan küçüklü büyüklü grupların protesto yapmalarına sebep olması suretiyle önem taşımaktadır. Bu devrimin bu kadar geniş bir kitleye yayılmasının nedeni, 26 yaşındaki üniversite mezunu, seyyar satıcılık yapan Muhammed Buazizi’nin, çaresizce kendini yakarak hükümete tepkide bulunması ve kendi sesini ancak bu şekilde duyurabileceğini dünyaya gösterebilmesidir. Bu bağlamda, bu trajik intihar girişimi başta Arap dünyasında olmak üzere, dünyanın farklı yerlerinde özgürlüğün ifadesi olarak tanımlanmış ve Yasemin Devrimi’ni somut olarak başlatan neden olmuştur.

2010 yılında Tunus’ta ortaya çıkan olaylarda halkı bezdiren ve harekete geçiren nedenler, işsizlik ve kötü giden hayat şartları olsa da, arkasında yatan diğer önemli sâik, ülkeyi 23 yıldır yöneten Zeynel Abidin’in icraatları olmuştur. Wikileaks[2] ve daha sonra dünyada önemli okuyucu kitlesi bulunan El País, Le Monde, Der Spiegel, The Guardian ve The New York Times gibi medya grupları, Tunus iş dünyasındaki isimlerin yarısının Zeynel Abidin’in akrabaları olduğunu iddia etmiştir. Bu durum zaten hayat şartları iyi olmayan halk nezdinde hoş karşılanmamış, özellikle gençlerin yıllarca içlerinde biriktirdiği sessiz isyan, Muhammed Buazizi ile aktif bir isyana dönüşmüştür.

1987 yılında halkın desteğini alarak kansız bir devrimle iktidara gelen Zeynel Abidin bin Ali, ülkede özgürlükleri görece arttırmış ve Batı dünyası ile yakın ilişkiler kurarak Avrupa’dan fazla tepki almamıştır.[3] 1987 yılından itibaren tüm seçimlerden galip çıkan Zeynel Abidin bin Ali, basına ve muhaliflere büyük baskılarda bulunmuştur.[4] Ortadoğu’daki demokratik açılımlar, farklı ideolojilerin ve batı karşıtı fikirlerin iktidara gelecek kadar güçlenmesine neden olduğu için, Batı dünyası güvenliği ön planda tutarak otoriter yönetimlerin bu baskıcı tutumlarına yıllarca sessiz kalmıştır.[5]

Tunuslu sosyolog Muhsin Buazizi’nin “Arap Dünyası’ndaki İstisna Durum ve Direniş” adlı kitabında belirttiği gibi Zeynel Abidin bin Ali yönetimindeki Tunuslu gençlerin, ülkede olan bitene kayıtsız ve ilgisiz tutumu, aslında ülkedeki rejime karşı sergiledikleri bir duruştur.[6] Muhsin Buazizi’ye göre gençler, olaylara karşı ancak sessiz ve kayıtsız kalarak kendilerini ifade edebilmişlerdir. Ancak bu sessiz ve kayıtsız ifade biçimi kendini yakan ve isyanın başlamasına yol açan Muhammed Buazizi tarafından bozulmuştur. Sessiz ve ilgisiz tutumu yıllarca devam ettiren Muhammed Buazizi, güvenlik güçleri tarafından yediği dayağın ardından, sabrı tükenmiş; sessiz ve kayıtsız kalma yerine bu defa tepkisini değiştirerek kendini ateşe vermiştir.[7]

26 yaşında seyyar satıcılık yapan işsiz bir üniversite mezunu olan Muhammed Buazizi’nin tezgâhına güvenlik güçlerinin el koyması ve buna tepki olarak bu gencin kendisini ateşe vermesi, hükümeti deviren ayaklanmanın başlangıç noktasıdır. Ayaklanmanın kimsenin beklemediği bir şekilde büyümesi neticesinde Zeynel Abidin bin Ali, iktidarı bırakacağını açıklamış, 2014’te aday olmayacağını yönünde beyanatta bulunmuştur. Muhalefetin bile beklemediği sözler sarf eden Zeynel Abidin bin Ali, hem medya, internet ve siyasette özgürlük sözü vermiş hem de güvenlik güçlerine göstericilere ateş açmama yönünde talimatta bulunmuştur. Ayrıca ekmek, süt ve şeker gibi temel ihtiyaç maddelerinin fiyatının da düşürüleceğini vadetmiştir.[8] Ancak bir Cuma namazı sonrası toplanan, ellerinde “Defol Bin Ali” pankartları taşıyan binlerce kişi, “2014’te değil şimdi istifa et!” sloganları atmış ve Zeynel Abidin bin Ali, mevcut hükümeti feshederek 6 ay içinde erken seçime gitme kararı almasına sebep olmuştur. Fakat 23 yıldır Zeynel Abidin bin Ali, yönetiminde baskı altında yaşayan Tunusluları kendisine inandıramamış ve nihayetinde bunlar, protesto gösterilerine devam etmişlerdir.[9] Tüm bunların ardından Cumhurbaşkanı Bin Ali, olağanüstü hâl ilan ederek ülkede akşam sokağa çıkma yasağı koymuş; gösterilerin sona erdirilmesi amacıyla sokakta 3’ten fazla kişinin bir araya gelmesi yasaklanmış; güvenlik güçlerinin uyarılarını yerine getirmeyenlere ateş açılacağı da duyurulmuştur. Ancak olağanüstü hal ilan edildikten kısa süre sonra da Zeynel Abidin bin Ali ülke dışına kaçmıştır.[10]

İsyanın ülkenin farklı yerlere yayılmasının ardından güvenlik güçlerinin yokluğunda işyerleri yağmalanmış, kimi mağazalara maddi hasarlar verilmiştir. Adının açıklanmasını istemeyen bir Fransız diplomat, bizzat kendisinin bazı olaylara tanık olduğunu, çetelerin kapıları kırdığını, insanları zorla dışarı çıkardıklarını ve dövdüklerini gördüğünü, bu çeteleri de Bin Ali yandaşı sivil ve üniformalı polislerin oluşturduğu yönünde beyanatta bulunmuştur.[11]

Ayrıca, Tunus’un kıyı şehri Mehdiye’deki cezaevinde ayaklanma çıkması üzerine, cezaevinin müdürü 1000 mahkûmu serbest bırakmış; kentteki üst düzey bir yetkili, yatakları ve diğer eşyaları ateşe vererek ayaklanan mahkûmlara askerlerin ateş açtığını, isyanda 5 kişinin öldüğünü, bunun üzerine cezaevi müdürünün daha fazla kan akmaması için cezaevi kapılarının açılmasına karar verdiğini ifade etmiştir.[12]

Başkent Tunus’ta da bir garın tamamen yandığı, başkent dışında büyük bir mağaza zincirinin binasının hasara uğradığı ve yağmalandığı görülürken, ordu yağmayı durdurmaya çalışmıştır.[13]

Yasemin devriminin sonuçlarına bakıldığında;

  1. Özgürlük ihtiyacının, ekonomik ihtiyaçların önünde olduğu görülmüştür. Çünkü Zeynel Abidin bin Ali’nin işsizlik ve ekonomi sorunlarına çözüm getireceği iddiası halkı susturmaya, kitlesel ayaklanmayı durdurmaya yetmemiştir.
  2. Batı dünyasının, Arap otokratik rejimlerine karşı sessiz kalması; Tunus halkının bezmesine rağmen, örneğin Fransa’nın bu olayları Tunus’un iç meselesi olarak görmezden gelmesi, diğer batı ülkelerinin Tunus’ta siyasi istikrara vurgu yapması, Batı dünyasının her zaman demokrasiyi savunmadığını somutlaştırmış ve ispatlamıştır.[14]
  3. Her ne kadar Zeynel Abidin bin Ali yönetimi gitse de ülkede günümüze kadar iç karışıklık devam etmiş, arzulanan demokrasi sürecine bir türlü geçilememiştir.

İsyandan sonraki dönemde Tunus’un iç karışıklığı birbirine bağlı 3 meseleye bağlıdır: Seçimler, Ekonomi, Ulusal güvenlik meseleleri.

Tunus yönetimi, 1956’da bağımsızlığını kazanmasından 2011 yılındaki isyana kadar geçen süreçte sadece iki cumhurbaşkanı tarafından idare edilmiştir: Bunlar, Habib Burgiba ve Zeynel Abidin bin Ali’dir. Ancak Yasemin Devrimi’nden günümüze kadar 6 farklı başbakan (Muhammed Gannuşi, el-Bacı Kâid Es-Sebsî, Hamadi Cibali, Ali el-Ureyd, Mehdi Cumaa, Habib Essid) ve 4 farklı cumhurbaşkanı (Muhammed Gannuşi, Fuad Mebazaa, Munsif Marzuki, el-Bacı Kâid es-Sebsî) ülke yönetiminde söz sahibi olmuştur. Görüldüğü üzere devrimden sonraki süreçte ülke yönetimi sık sık el değiştirmiş, bu durum Tunus’un siyasî istikrarının ve tansiyonun ne derecede olduğunu açıkça ortaya koymaktadır.

Yasemin Devrimi’nden sonra oluşan otorite boşluğu ve güvenlik zafiyetinden ötürü ülkede aşırı gruplar ortaya çıkmış ve bu durum neticesinde hem ekonomiye hem de ulusal güvenliğe tehdit oluşturmuştur. Örneğin; 2012 yılında Amerikan Büyükelçiliği’ne saldırı düzenlenmiş, Amerikan Kooperatif Okulu yağmalanmıştır. Ayrıca sağ-sol çatışmaları baş göstermiş, hatta bazı askerler boğazı kesilmiş halde ölü olarak bulunmuştur. Tunus-Libya sınırında silah kaçakçılığı artmış ve terör hücreleri keşfedilmiştir.[15] Bu gibi durumlar umut edilen demokrasi ve ekonomik kalkınma sürecine bir türlü girilememesine neden olmuş, siyasi kargaşa ve ulusal güvenlik sorunu zaten zayıf olan Tunus ekonomisini gittikçe küçültmüştür. Tarım ürünleri ve gaz üretimi düşmüş, 2014 yılı itibariyle büyüme hızı % 2,6’ya kadar gerilemiştir.[16]

Görüldüğü üzere, Yasemin Devrimi ile hedeflenen özgür, demokratik ve refah seviyesi yüksek bir Tunus hayali gerçekleşememiştir. Devrimden sonraki süreçte ülkenin ekonomik durumu, iyileşmenin aksine gerilemiş, otorite boşluğuyla aşırı gruplar ortaya çıkmış, ulusal güvenlik tehlike altına girmiş ve ülke yönetimi sık sık el değiştirmiştir. Yasemin Devrimine sebep olan başlıca etmenler; yolsuzluk, özgürlüğün olmayışı ve ekonominin kötü gitmesi gibi nedenlerdir. Ancak, Devrimden sonraki süreçte de silahlı grupların ülkeye etkisi, ülkedeki siyasi kargaşa ve kötü ekonomik koşullar, halkın refaha ve mutluluğa ulaşmasına engel teşkil etmiştir. Ülkenin demokrasiye giriş ve ekonomik kalkınma süreci, toplumsal kutuplaşma ve güvenlik sorununun çözülmesi süreci gerçekleşmeden başlamayacaktır. Siyasi partilerin inisiyatif almaması ve sadece seçimi kazanmaya odaklanması ülkedeki siyasi kargaşayı devam ettirmiş ve yönetim sık sık el değiştirmiştir. Ancak ülkede geleceğe umutla bakan iyimser gruplar mevcut olup, toplumsal bir diriliş yolunda ümitlerini yitirmemektedirler.

Dipnotlar

[1] Ramzy, A. (2011), State Stamps Out Small ‘Jasmine’ Protests in China, http://content.time.com/time/world/article/0,8599,2052860,00.html

[2] Wikileaks. (2008), Corruption in Tunisia: What’s Yours is Mine, https://wikileaks.org/plusd/cables/08TUNIS679_a.html

[3] Milliyet. (2011), Yasemin Devrimi, http://www.milliyet.com.tr/yasemin-devrimi/dunya/haberdetay/15.01.2011/1339511/default.htm

[4] Dreisbach, T.,& Joyce R. (2014), Revealing Tunisia’s Corruption under Ben Ali, http://www.aljazeera.com/indepth/features/2014/03/revealing-tunisia-corruption-under-ben-ali-201432785825560542.html  

[5] Kaya, A., Düzgit, S., Gürsoy, Y., &Beşgül, Ö. (2011). Avrupa Birliği ve Demokratikleşme. Avrupa Birliği’ne Giriş: Tarih, Kurumlar ve Politikalar, İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

[6] Hanafi, S. (2011). Lessons of the Jasmine Revolution, http://www.aljazeera.com/indepth/opinion/2011/01/201111985641326468.html

[7]Abouzeid R. (2011), Bouazizi: The Man Who Set Himself and Tunisia on Fire, http://content.time.com/time/magazine/article/0,9171,2044723,00.html

[8] Hürriyet. (2011), Tunus’ta kanlı Yasemin Devrimi, http://www.hurriyet.com.tr/tunus-ta-kanli-yasemin-devrimi-16760301

[9] Milliyet, a.g.e., s. 1.

[10] A.e., s. 1.

[11] Cnnturk. (2011), Tunus’ta devrimin adı ”Yasemin”, http://www.cnnturk.com/2011/dunya/01/15/tunusta.devrimin.adi.yasemin/603335.0/

[12] A.e., s. 1.

[13] A.e., s. 1.

[14] Hanafi, a.g.e., s. 1.

[15] Euronews. (2014). Three Years in, Tunisia’s Revolution Still Struggles, http://www.euronews.com/2014/04/16/three-years-in-tunisias-revolution-still-struggles-/

[16] A.e., s. 1.

Kaynakça

Abouzeid R. (2011), “Bouazizi: The Man Who Set HimselfandTunisia on Fire”, http://content.time.com/time/magazine/article/0,9171,2044723,00.html

Cnnturk. (2011), “Tunus’ta devrimin adı: ‘Yasemin’”, http://www.cnnturk.com/2011/dunya/01/15/tunusta.devrimin.adi.yasemin/603335.0/

Dreisbach, T.,& Joyce R. (2014), RevealingTunisia’sCorruptionunder Ben Ali, http://www.aljazeera.com/indepth/features/2014/03/revealing-tunisia-corruption-under-ben-ali-201432785825560542.html

Euronews. (2014), Three Years in, Tunisia’s Revolution Still Struggles, http://www.euronews.com/2014/04/16/three-years-in-tunisias-revolution-still-struggles-/

Hanafi, S. (2011). Lessons of the Jasmine Revolution, http://www.aljazeera.com/indepth/opinion/2011/01/201111985641326468.html

Hürriyet. (2011), Tunus’ta kanlı Yasemin Devrimi, http://www.hurriyet.com.tr/tunus-ta-kanli-yasemin-devrimi-16760301

Kaya, A., Düzgit, S., Gürsoy, Y., &Beşgül, Ö. (2011), Avrupa Birliği ve Demokratikleşme. Avrupa Birliği’ne Giriş: Tarih, Kurumlar ve Politikalar. İstanbul: İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları.

Milliyet. (2011), Yasemin Devrimi, http://www.milliyet.com.tr/yasemindevrimi/dunya/haberdetay/15.01.2011/1339511/default.htm

Ramzy, A. (2011), State Stamps Out Small ‘Jasmine’ Protests in China, http://content.time.com/time/world/article/0,8599,2052860,00.html

Wikileaks. (2008), Corruption in Tunisia: What’s Yours is Mine, https://wikileaks.org/plusd/cables/08TUNIS679_a.html


İstanbul Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, Doktora Öğrencisi


ORDAF, farklı fikir ve görüşleri yansıtmak amacıyla Açık Görüş kategorisine makale kabul etmektedir. Makalede yer alan görüşler yazara aittir ve ORDAF’ın görüşlerini yansıtmayabilir.

Yasemin Devrimi: Tunus’ta Ne Değişti? Reviewed by on . Orhan Günay* Tunuslu şair Ebu’l-Kâsım’ın yıllar önce müstemlekeci güçlere karşı yazdığı “ İnsanlar yaşamaya karar verdiğinde, kader tecelli edecek ve bir gün… k Orhan Günay* Tunuslu şair Ebu’l-Kâsım’ın yıllar önce müstemlekeci güçlere karşı yazdığı “ İnsanlar yaşamaya karar verdiğinde, kader tecelli edecek ve bir gün… k Rating: 0

Leave a Comment

scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: