Perşembe , 19 Ekim 2017

Giriş » Güncel Haberler » Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Kan Durmuyor

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Kan Durmuyor

21 Ağustos 2014 Kategori: Güncel Haberler A+ / A-

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde yaklaşık bir yıldır süren kaos devam ediyor. Hala bir çözüm bulunamadı. Ayrıca çeşitli bahaneler ile Müslümanlar öldürülüyor. Siyasi çözüm ortağı olması gereken Müslümanlar dışlanarak yeni bir sistem kurulmak isteniyor. Büyük ölçüde dünya medyasının gözünü kapattığı gelişmeleri yerli kaynaklarımıza dayanarak aktarıyoruz.

Uzun zamandır Orta Afrika’da Müslümanlar ile Hristiyanlar arasında yaşanan olaylar durakladı ama durulmadı ve şu anda patlamaya hazır beklemektedir. Başka bir ifade ile Orta Afrika istikrarsızlık düzeyinden patlama noktasına gelindi. Bu durum Geçici Devlet Başkanı Catherine Samba Panza’nın bir türlü Encemine anlaşmasını yürürlüğe koymama ısrarından kaynaklanmaktadır. Kendisi acil çözüm bekleyen sorunda milli bir mutabakat yolu arama yerine idarede tamamen kendisine fikir veren bazı dış güçlere dayanmaktadır. Oysa uluslararası ve bölgesel güçlerin her birinin bölge işlerinde birbirinden farklı kendi gündemleri vardır. Bu da sorunu daha da derinleştirmektedir.

Çad’ın askeri birliklerini çekmesinin ardından İdris Deby ITNO’nun yerine sorunun en önemli bölgesel aracısı  Kongo Cumhuriyeti Devlet Başkanı Denis Sassou NGUESSO oldu. Ancak tarafları bir türlü birbirine yakınlaştıramamaktan ve adil bir çözüm bulamamaktan dolayı bir tarafı diğer taraf karşısında kullanan bir oyuncuya dönmüştür. Bir tarafı diğer tarafın aleyhine gerçekleşmeyen vaatler ve sunulan imkanlar ile ikna yolunu seçmektedir. Bu yüzden kısa bir süre önce Müslümanların genel anlamda kabul etmedikleri eski bakan Abdülkerim Mekasua’nın (Abdoul Karim Meckassoua) başbakan olmasında ısrar etmiştir. Zira bu şahıs Fransa’nın ve uluslararası kuruluşların adamı olarak tanınmaktadır. Bir hafta önce geçici devlet başkanı Cathrine Samba, Abdülkerim Mekasua’nın başbakan tayin edilmesi teklifini reddedince, Samba’yı iki gün önce (18.08.2014) davet ederek görevinden istifa etmesi için baskılar uygulamıştır. Ancak o buna şiddetle mukavemet etmiştir. Bunda başarılı olmayınca aralarında geçici parlamento başkanının da bulunduğu on ayrı gurubun temsilcilerini davet ederek konuyu yeniden tartışmıştır. Bölgedeki kaynaklarımızdan aldığımız bilgilere göre o bu hareketi ile geçici devlet başkanını devirerek yerine geçici meclis başkanı Alexandre Ferdinand Nguendet’i getirmek istemektedir. Meclis başkanlığına da bir Antibakala üyesini getirmeye niyetlenmiştir. Bunun üzerine gerek Müslümanlar ve gerekse Seleka bu gelişme ile hiç bir ilişkilerinin olmadığını ilan ederek, onların taleplerinin ülkenin ilk Müslüman devlet başkanını da istifa ettiren ve tüm taraftarlarca Çad’ın başkentinde 10 Ocak 2014’de kabul edilen Encemine anlaşmasının uygulanmasından ibaret olduğunu ilan etmişlerdir.

Diğer taraftan İnternet üzerinden Müslümanların bağımsız bir devlet ilan etttikleri yayınlanmıştır. Oysa Nureddin Adem (Nouredine Adam) ve Michel Djdotodia sadece Kuzeyde bağımsız bir idarenin teşkil edildiğini ilan etmişlerdi. Yapılan tetkikte bu yanlış enformasyonun genel sekreter Dr. Hamat Mal-Mal Essene’e istinaden  ortaya atılarak müslümanlar zor durumda bırakılmak istenmiştir.

Ortaafrika’da Birleşmiş Milletler, Afrika Birliği, Fransa ve Orta Afrika Bölgesi Devletleri Ekonomik Birliği (CEEAC) üyesi ülkelerin ortak gayretlerine rağmen yaklaşık sekiz aydır siyasi bir istikrar sağlanamadı. Oysaki ülkenin geleceği Çad, Sudan, Kamerun, Kongo Cumhuriyeti, Demokratik Kongo Cumhuriyeti, Güney Sudan, Ruanda, Burundi, Ruanda, Burundi, Angola ve Uganda’yı da çok yakından ilgilendirmektedir. Sağlanacak istikrarı sadece kendisini değil bu ülkelerin her birini yakından ilgilendirmektedir. Ancak her girişimde Müslümanlar özellikle eski geçici devletbaşkanı Michel Djotodia ve eski güvenlik bakanı Nureddin Adem olmadan dar bir temsille iktidarda yer alabilirin hesabı yapılmaktadır. Zira bu ikili ülkedeki çok taraflı menfaatlerin belirleyeceği tüm denklemleri bozacak gücü henüz ellerinde tutuyorlar. Cathrine Samba’nın Kamerunlu bir babanın kızı olarak doğup büyüdüğü Çad ile ilişkileri gerginleşti. Ardından Kongo Cumhuriyeti devletbaşkanı N’Guesso ile yakınlaşarak yeni çözüm önerileri geliştirildi ve 10 Ocak Encemine anlaşması yerine 19 Temmuz’da Brazzaville anlaşması kağıt üzerinde imzalanarak yürürlüğe kondu. Müslümanları temsilen kuzeyde kurulan idari yapının temsilcileri Muhammed Dhaffan ile beraberlerindekilerin Michle Djotodia ve Nureddin Adem’e danışmadan imza atmaları üzerine kendilerine tevdi edilen görevleri askıya alındı. Yani Samba ve taraftarları zaten zor duruma düşen ve Kuzey’de yaşamaya mahküm edilen Müslümanların bir de kendi aralarında ihtilafa düşmelerini sağlamak için faaliyet göstermekten çekinmemektedir.

Cathrine Samba, 5 Ağustos günü Encemine anlaşması gereğince bir Müslüman liderin üstleneceği göreve getirilen geçici başbakan André Nzapayeké’nin istifasını istedi. Ardından başbakan Paris’e büyükelçi olarak tayin edilerek yerine François Bozize zamanında 10 yıl Hazine Müsteşarı olan, Michel Djotodia’nın müşavirlerinden ve aynı zamanda Catherine Samba’nın yakınındaki isimlerden olan Mahamat Kamoun, 10 Ağustos günü yeni geçici başbakan olarak tayin edildi. Ancak bu tayin de hem kendi adamları olmadığını iddia eden Seleka tarafından, hem de Antibalaka tarafından kabul görmedi ve tepki çekmekte gecikmedi.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nin önündeki en ciddi tehlike ülkenin en az iki parçaya ayrılmasıdır. Aslında bugün fiilen kuzeyden güneye adeta ikiye ayrılan ülkenin doğusunda Müslüman bölgesi, batısında ise Hıristiyan bölgesi oluşmuştur. Batı, çok sınırlı sayıda ve bir kısmı köleleştirilen Müslümanlar ile Boda şehrinde abluka altında tutulan 15 bin Müslümanın dışında tamamına yakını Hıristiyan ve animistlerden oluşuyor. Doğusunda ise tarihi kökenlerine bağlı Müslüman topluluklar ve bunların yaşadığı şehirler var. Şimdilik ülkenin batısında Antibalaka kuralları belirlerken, doğusunda ise Seleka belirliyor denmektedir. Başkent Bangui ve çevresindeki bazı şehirlerde Afrika Birliği askerleri MISCA adıyla ve de Sangaris adıyla Fransız askerleri bulunuyor. Ne var ki Ortafrika’nın kemikleşmiş direniş hareketleri kurulacak herhangi bir hükümet formülünde kendilerine verilecek imkânlara göre davranış belirleyecekler. Kısacası her ne kadar geçici hükümet, Seleka ve Antibalaka üçlüsü uluslararası toplumca yaşanan sürecin belirleyicisi görünse de Orta Afrika denkleminin bilinmeyenleri uyku halindeki güçlü yöresel direniş hareketleridir. Dahası tarihi sultanlıklardan Dâr Kûti, Dar Runga, Dar Selamet ve Dar Fertit yerel idarecileri atalarından aldıkları mirası hala terk etmediler. Bunlardan Dâr Kûti adına Dr. Hamat Mal-Mal Essene 14-15 Ağustos 2014 günü geçici müstakil devlet olarak kurulduğunu ilan etti. Michel Djotodia bu durum karşısında kuzeyde kurdukları geçici idarenin genel sekreteri yaptığı bu şahsiyetin bu tavrının kabul edilemez olduğu beyanında bulundu. Nureddin Adem’in ise açıklama yapması  merakla beklenmektedir. Bir internet sitesinde yayımlanan  haber tekzip edilmiştir. Hamed Essen ise e postasının hacklenerek böyle bir beyanın yayımlandığını ileri sürmüştür.

Ancak bu gelişmeler üzerine 18.08 2014 itibarı ile Hamed Essen yeni bir yürütme kurulu toplantısına kadar görevden alınmıştır. Bu da göstermektedir ki, zor şartlarada yaşama mecbur bırakılan Müslümanlar ayrıca ihtilafara sürüklenerek siaysi çözüm üretmekten uzaklaştırılmak istenmektedir. Şimdilik bu ihtimal zayıf olsa bile Kuzeyde yaşamaya mahküm edilen Müslümanların sorununa siyasi çözüm bulunmaması ve bu sürecin uzun turutması onların aleyhine olacaktır.

Aslında Orta Afrika Cumhuriyetinin müslümanların iş gücüne, beşeri potansiyeline, ticaret kapasitesine ve sermayesine ihtiyacının olduğu bütün taraflarca bilinmektedir. Fakat Müslümanlar ne kadar zayıflatılırsa, siyasi itidari paylaşma konusundaki talepleri de o derece azalacak ve muhtemel bir barışta hiç bir hukukları garantı altına almadan bir nevi eski hayatlarına döndürülmek istenmektedir. Bunun en son örneği ise bölge kaynaklarımızdan geşen bilkgiye göre 21.08.2014 tarihinde yaşanmıştır. Fransız askerleri, Başkent Bangui’de yaşamak zorunda kalan sınırlı sayıda Müslümanlardan bütün silahlarını bırakmalarını istemişler ve çıkan çatışmalarda 20’den fazla  Müslüman hayatını kaybederken elliden fazla Müslüman da yaralanmıştır.

Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Kan Durmuyor Reviewed by on . Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yaklaşık bir yıldır süren kaos devam ediyor. Hala bir çözüm bulunamadı. Ayrıca çeşitli bahaneler ile Müslümanlar öldürülüyor. Siyasi Orta Afrika Cumhuriyeti'nde yaklaşık bir yıldır süren kaos devam ediyor. Hala bir çözüm bulunamadı. Ayrıca çeşitli bahaneler ile Müslümanlar öldürülüyor. Siyasi Rating: 0

Leave a Comment

scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: