Cuma , 24 Kasım 2017

Giriş » Yorum » Mısır’da Anayasa Referandumu Bilmecesi

Mısır’da Anayasa Referandumu Bilmecesi

18 Ocak 2014 Kategori: Yorum A+ / A-

Hangi şartlarda olursa olsun Türkiye’nin ilgisini koparmaması ve gelişmelerini yakından takip etmesi gereken ülkelerin başında Mısır gelmektedir. Mısır, tarihi ortak bağların yanı sıra modern dünyanın gerçekleri karşısında gelişen jeopolitiği ile de Türkiye’nin vazgeçemeyeceği ülkedir. Maalesef hürriyet, adalet ve demokrasi umutları içerdiği iddia edilen Arap Baharı sonucunda bu ülke diğerleri gibi derin siyasî girdaplara kapılmıştır. Bir gün bunlardan kurtulacağına olan inancımızı muhafaza ediyoruz. Ancak o gün tarihe tanıklık edecek olan bugünkü hadiseleri de kaydetmekten geri durmuyoruz. Bu vesile ile referandum sonrası mahallinden gelen bu yazıyı sizler ile paylaşmayı bir görev biliyoruz.

ORDAF

Dünyanın Yedi Harikası listesinde yer alan Keops Piramidi 4. Hanedanlık zamanında, MÖ 2560 yılında Firavun Khufu (Keops) tarafından yaptırıldı. Yapımının 20 yılı aştığı sanılmaktadır. Piramit yapıldığında 145,75 m yüksekliğindeydi. Yapıldığından itibaren 43 yüzyıl boyunca dünyadaki en yüksek yapısı olarak kayıtlara geçmiştir. Keops Piramidi dünyanın yedi harikası arasında günümüzde ayakta duran yegâne yapıdır. Oysa şimdilerde Keops Piramidi  Mısır 2013 Anayasa Referandumunun yanında gölgede kalmıştır. Çünkü bugünkü imkanlar ile dünyanın her yerinde piramit yapılabilir ama böyle bir referandumun yapılması nerdeyse imkansızdır. “Yahu abartıyorsunuz ama..” diyebilirsiniz.  Dışarıdan bakınca da haklı olabilirsiniz. Ama aşağıdaki satırları okuduktan sonra görüşünüzü yeniden gözden geçireceksiniz. Daha önce Mısır’da siyasi mizah konusunda bazı yazılar yazmıştım ama bu yazı o kategoriden değildir. Siyasi mizah ile ilgisi yoktur.

Mısır’da halk Hüsnü Mübarek’in devrilmesinden sonra geçen üç senede üçüncü kez anayasa için sandık başına gidiyor. Yani senede bir anayasa için sandığa gidiyoruz. Bunun için birbirimize, “Arkadaş anayasa referandumuna gereken önemi versene. Basit bir şey değil, ancak senede bir oluyor. Bir kere geçti mi seneye kadar beklersin” demeyi alışkanlık haline getirdik.

Geçen iki anayasa referandumundan önce seçilen anayasa komisyonunun tartışmalarını canlı yayında izliyorduk. Maddeleri birer birer aramızda tartışıyorduk. Bunun neticesinde halkta anayasa bilinci az da olsa gelişmişti. Ama askerler tarafından atanan üçüncü anayasa komisyonunun oturumları kapalı yapıldı. Gazetecilerin bile katılmalarına izin verilmedi. Gazeteciler oturumlar içinde olup bitenler hakkında haber yapabilmek için komisyon çalışmalarının yapıldığı mekanların tuvaletlerinde nöbet bekleyip oraya gelen üyelerden bilgi almaya çalıştılar. Tabii ki hemen esprisi de ortaya çıktı: “Komisyon faaliyetleri hakkında yayımlanan haberlerin çoğu kokuyor.”

Anayasa komisyonunu üyelerinin bir bölümü yönetmen, şair, rakkase, oyuncu olunca komisyondan dışarıya ulaşan görüntüler de buna göre oluyordu. Mesela Anayasa komisyonu çalışmalarından bir görüntü her şeyi özetliyor:

mısırreferandum

Halk dilinde rakkase komisyonu diye adlandırılan bu komisyonun hazırladığı anayasa taslağına uzmanlar, “bu anayasa toplumun zayıf ve ezilen kesimlerinin korunması anlamında bir vizyon içermiyor” değerlendirmesinde bulunuyorlar. İnsan hakları savunucularının yeni anayasaya ilişkin eleştirilerinin başında ordunun yetkilerinin arttırılmış olması geliyor. Anayasayla birlikte Savunma Bakanı’nı atama yetkisi Silahlı Kuvvetler Konseyi’ne; Silahlı Kuvvetler Konseyi’ni atama yetkisi ise Savunma Bakanı’na veriliyor. Ordu ve orduya bağlı iktisadi kuruluşlar, sivil denetimin dışında kalmaya ve “gizli” statüsünde değerlendirilmeye devam ediliyor. Orduya bağlı benzinliklerde çalışan siviller ise askeri mahkemelerde yargılanabilecek.

Mısır medyasının anayasa taslağına “evet” lehinde yaptığı büyük kampanyaların kimin tarafından desteklenip finanse edildiği bilinmemektedir.  Boykot ya da “hayır” oyu çağrısında bulunanlar ise göz altına alındılar. Anayasa referandumu başladığı günden beri “hayır” oyu çağrısı yaptıkları veya referandumda “hayır” oyu vermeye davet eden bildiriler dağıttıkları gerekçesiyle dört kişi tutuklandı. Yasadışı ilan edilen Müslüman Kardeşler taraftarlarının boykot talebiyle düzenledikleri gösteriler ise kanlı müdahaleler sonrası dağıtıldı ve bunların haberlerini her gün izledik. Buna rağmen referandumun Mısır dışındaki birinci turunda boykot çağrısı sonuç alınca, Savunma Bakanı El Sisi, “sandığa gelin beni mahcup etmeyin”, yani evet oyu verin manasında bir çağrı yapma ihtiyacı duymuştur.

Bunun yanında sandıktan “evet” oyu çıkması için bütün imkanlar kullanılmıştır. Orduya mensup bir yetkili açıklamasında: ““hayır” oyu veren ajandır vatan hainidir. Kim ajan veya hain olmayı isteyebilir? Bu durumda, “millete vatana ihanet etme fırsatı neden veriyorsunuz, bu şansı neden tanıyorsunuz komutanım.””  Diyerek aslında referandumun nasıl yapılacağının işaretlerini de vermiştir. Bu yetmiyormuş gibi rejimi destekleyen bir çok “şeyh/din adamı”,  “hayır oyu vermek günahtır, haramdır, bunu yapan kafirdir” gibi fetvalar vermişlerdir.  Bunun için zeki Mısır halkı şu soruyu sormuştur: “Ey şeyhim, Hıristiyanların çoğu “evet” oyu verdiler. Şimdi bu Hıristiyanlar Müslüman mı oldu?” Diğer taraftan “Evet” oyu kampanyası da sokaklarda polis ve ordu koruması altında yapıldı. Hatta istihbaratın İslami kolu sayılan Nur Partisi, “Anayasaya evet, Teröre hayır”  pankartı açarken mutlu bir şekilde görüntülenmişti.

mısırreferandum2

Boykot etme çağrısında bulunan darbe karşıtları, hem referandumu boykot edeceklerini hem de oy kullanma işlemi sırasında ülke genelinde gösteriler düzenleyeceklerini ilan etmişlerdi. Bu da vatandaşı değil, iktidarı korkutmuştur. Buna karşılık iktidar yaptığı güç gösterisini ve referandumun güvenliğini sağlayacak olan kırmızı üniformalı asker birliklerinin resimlerini  medyaya dağıttı. Ancak kırmızı üniformalı asker birlikleri halkın arasında alay konusu oldu ve çizgi film kahramanı robocop’a benzetildiler.

mısırreferandum3

Gerçekten referandum için ülke çapında yoğun güvenlik önlemleri alındı, 150 bin asker ile 200 bin polis sokaklara konuşlandırıldı. Mısır’da bir bölünme havası varken bir referandum ancak böyle yapılabilirdi.

mısırreferandum4

Tabi ilginç olan hususlardan biri de seçim yerlerinin çoğu önünde tanklar ve zırhlı araçların yanında Sisi için hazırlanan şarkıyı çalan djlerin de bulunmasıydı.  Referandumda “evet” oyu verecek olanlar için düğün havası yaratıldı. Halk anayasasına oy verirken seçim yeri önünde ve hatta içinde dans edebiliyorlardı.

mısırreferandum5

Bu arada oy verme hakkı olmayan bazı kesimler; çocuk ve yabancı uyruklu oyuncu ve askerler bile oy vererek Mısır halkının bu mutlu (!) gününe iştirak ettiler.

mısırreferandum7

Milletin bir bölümü seçim merkezlerinin önünde dans ederken; diğer bir kısmı tutuklandı veya başka sıkıntılara maruz kaldı. Halkın büyük bölümü yapılan aleyhte propagandadan ziyade bir çok nedenden dolayı referandumu boykot etti. Üç ayda bir sandığa giden ve sonunda devrimin hedeflerinden hiçbirinin gerçekleşmediğini gören halk umutsuzluğa kapıldı. Eski heyecanını kaybetti.

Eski ve yeni referandum arasındaki farkı bu resim özetlemektedir.

mısırreferandum8

Her referandumdan sonra sonuç “evet” veya “hayır” çıkabilir. Ama bu referandumun sonucu  kesin olarak “evet” idi. Taslakta “hayır” olanağına yer verilmedi bile. Onun için millet bunu tartışmıyordu. Millet “evet” oranının  yüzde 99 mu yoksa 99.9 mu olacağını tartışıyordu. Zaten bu oranlar da Hüsnü Mübarek’in zamanından beri alıştığımız oranlardı.

Aslında bu referandum ile gerçekten istenilen şey anayasayı düzenlemek değildir. Gerçek hedef hem iktidara meşruiyet kazandırmak hem de Genelkurmay Başkanı Abdulfettah El Sisi için devlet başkanlığına giden ortamı sağlamaktır. Sonunda denilmesi gereken şey; sonucu bilinen bir referandumda, hem çocuk hem yabancıların dans ederek oyunu verebilecekleri bir anayasa referandumunun ancak Mısır’da olabileceğidir. Bu da dünyanın sekizinci harikasına aday olmasına yetmez mi?

Hazım Said

Doç. Dr., Ezher Üniversitesi Diller ve Tercüme Fakültesi'nde öğretim üyesidir. Bir süre Türkiye'de akademik çalışmalar yapan Said, Türkiye-Mısır müşterek kültür tarihi üzerinde uzmanlaşmıştır. Hazım Said aynı zamanda Ortadoğu ve Afrika Araştırmacıları Derneği'nin (ORDAF) Kahire temsilcisidir.

Latest posts by Hazım Said (see all)

Mısır’da Anayasa Referandumu Bilmecesi Reviewed by on . [su_note note_color="#c2c2bf"]Hangi şartlarda olursa olsun Türkiye’nin ilgisini koparmaması ve gelişmelerini yakından takip etmesi gereken ülkelerin başında Mıs [su_note note_color="#c2c2bf"]Hangi şartlarda olursa olsun Türkiye’nin ilgisini koparmaması ve gelişmelerini yakından takip etmesi gereken ülkelerin başında Mıs Rating: 0

Leave a Comment

scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: