Cuma , 24 Kasım 2017

Giriş » Yorum » Libya İç Savaşa mı Sürükleniyor?

Libya İç Savaşa mı Sürükleniyor?

30 Mayıs 2014 Kategori: Yorum A+ / A-

Bir önceki yazıda Halife Haftar’ın darbe girişimin arka planını ve ülkedeki siyasi ve toplumsal kesimlerin Haftar’ın çıkışı karşısındaki tutumlarını ve uluslararası aktörlerin bakış açısını değerlendirmiştik. Kaleme alınan son yazının ardından geçen bir haftada ülkedeki siyasi kriz ve güvenlik sorunlarının çözümü yönünde adım atılmadığı gibi sorunlar daha da derinleşti.

Halife Haftar’ın “darbe” olarak nitelenen çıkışına bir destek de Mısır’ın darbeci generali –şimdi seçilmiş cumhurbaşkanı- Abdulfettah Sisi’den geldi. Sisi, 22 Mayıs’ta el-Arabiya kanalına verdiği demeçte, Libya’nın bir terör yuvasına dönüştürüldüğünü öne sürerek, Batı’nın devrim sonrası silahları toplamayarak buna davetiye çıkardığını belirtti. Aslında bu cümle zımnen Haftar’ın “ülkeyi teröristlerden temizleyeceğiz” iddiasının teyidi niteliğindeydi. Aynı gün ABD Dış İşleri Bakanlığı Sözcüsü, “Libya’da olanları ne kınıyoruz ne destekliyoruz” diyerek Haftar’ın çıkışı karşısında Sisi ile paralel cümleler kurmuş oluyordu. Dışişlerinin açıklamasıyla aynı gün ABD’den yayın yapan Washington Post’da yer alan bir haber de, “Ahmet Maitik’in görevini bırakmamasının” ülkedeki krizi derinleştirdiği öne sürüyordu.

Tunus’un Nahda Lideri Raşit el-Gannuşi, bütün tarafları önkoşulsuz müzakereye davet ederek “En zayıf bir meşruiyet, hiç olmayan meşruiyetten daha iyidir. Sorunların çözümü için barışçıl yollar denenmeli ve ulusal birlik ruhu zedelenmemeli” dedi ve Libya’da yaşanan siyasi krizle ilgili olarak ABD ve Sisi ile aynı yerde durmadığını beyan etmiş oldu. Ertesi gün yani 23 Mayıs’ta Rusya Dışişleri Bakanı Sergev Lavrov, “Libya’da bir bölünme olmasından endişelendiğini, bunun bölgedeki krizi derinleştireceği” belirterek o da ABD ve Sisi gibi düşünmediğini ve ülkesinin farklı bir noktada durduğunu ima ediyordu. Aynı gün Libya Genel Kongresinin talebiyle Mısrata’dan yola çıkan birlikler Trablus’a ulaştı, birliklerin amacının, “ meşru parlamentoya gelecek zararı engellemek” olarak açıklandı. Bu Haftar’a Trablus’ta istediği gibi hareket edemeyeceğinin fiili ifadesiydi.

Haftar, Independent gazetesine verdiği demeçte, “Libya’nın Onuru” operasyonun çok parçalı bir operasyon olacağını, bu nedenle başarıya ulaşmasının zaman alabileceğini ve gelinen noktada diyalogun kesinlikle çözüm olmayacağını belirterek, tek çözümün çatışma olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım ülkedeki kaosun kısa vadede son bulmayacağı haberini veriyordu.

24 Mayıs Cuma’ya gelindiğinde Başkent Trablus da dahil olmak üzere ülkenin bir çok kentinde Haftar’ı destekleyen ve  “terörü” kınayan gösteriler düzenlendi. El-Arabiya’nın haberine göre Bingazi Emniyet Müdürlüğü ve Askeri Birlikleri, Zintan’dan Kaka ve Sevaik Tugayları, Sebhe’deki İkinci Birlikler, Baraise ve Favatir kabileleri Haftar’a katıldıklarını ilan etti. Sirt, Kazazefe, Vurşeffane, Tarhuna, Acelat ve Beni Velid ise zımnen Haftar’i destekliyordu. Aynı günün akşamı açıklama yapan Sini, halkın iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek,” biz hükümet olarak terörle sonuna kadar savaşılması ve asker ve polis teşkilatının güçlendirilmesi gerektiğini düşünüyoruz”, dedi.AB Libya Temsilcisi Bernardino Leon,  Haftar’ın Libya kamuoyunun desteğini aldığını öne sürerek, Libya’da devlet otoritesinin tesisinin önemine vurgu yaptı. Ülkenin Doğusundaki “terörist” gruplarla mücadele edilmesinin önemine vurgu yaparak, 25 Haziran’da yapılması planlanan seçimlerin önemine de dikkati çekti. Bütün bu açıklamalar meselenin sadece bir iç mesele olmadığını açıkça ortaya koyuyordu.

Sisi’ye Selam

Mısır’da Ulusal yanın yapan bir kanala demeç veren Haftar, Mısır’ın gelecek Cumhurbaşkanı olarak nitelediği Sisi’yi saygıyla selamlayarak, bölgede değişimin önünü açtığını belirtti.  Müslüman Kardeşlerin bölgede yaşanan sorunların en önemli kaynağı olduğunu öne sürdü. Yani Haftar her ne kadar “terör ile mücadele” argümanına sarılsa da ülkede “Müslüman Kardeşler’in” varlığından da oldukça rahatsız olduğunu ifade ediyordu.

25 Mayıs Pazar günü Genel Kongre’nin Maitik kabinesin oylanmak üzere toplanacaktı. Libya Ulusal Ordusu Sözcüsü olduğu iddia edilen bir kişi, Genel Kongre’nin toplanmasının illegal olduğunu iddia ederek, herhangi bir şekilde herhangi bir yerde toplanmaları halinde, tutuklanacaklarını duyurdu. Sini hükümetinin Kültür Bakanı Habib el-Emin, Maitik hükümetine güvenoyu verilmesinin ülkeyi silahlı çatışmaya sürükleyeceğini iddia etti.

Ancak Trablus’da bulunan Libya Ordusu Orta Birlikleri caydırıcı olmuş olmalı ki; Pazar akşamı yapılan açıklamada Genel Kongre’nin toplandığı ve Maitik kabinesinin güvenoyu aldığı duyuruldu. Fakat ulusal bir kanala konuşan Genel Kongre Başkan Yardımcısı İzzettin el-Avami, Ahmet Maitik kabinesine güvenoyu verilen oturumda 93 kişinin hazır bulunduğunu ve 83 kişinin evet oyu kullandığını öne sürdü ve Sini hükümetinin görevine devam etmesini talep etti.  Haftar, yaptığı açıklamada ise Maitik’e görevi bırakma çağrısında bulundu ve Haziran’da yapılması planlanan seçimlerin ertelenmesini talep etti. Ayrıca Maitik kabinesine güvenoyu veren Genel Kongre’nin zaten meşruiyetinin bulunmadığını öne sürdü.Ülkenin doğusundaki petrol rafinerilerini elinde tutan silahlı grupların lideri İbrahim Cudran da Ahmet Maitik hükümetini tanımadığını duyurdu

Maitik hükümetinin güvenoyu aldığı günün akşamı yerel ve uluslararası kanallarda “Şiddet yanlısı İslamcı gruplar” aleyhinde demeçler veren gazeteci Miftah Buzeyd Pazartesi sabahı kendisine düzenlenen bir suikastta öldürüldü.  Aynı gün ve takip eden günlerde ülkenin bütün şehirlerinde Mihtah Buzeyd suikastını kınayan protestolar düzenlendi. Aslında olayın failleri henüz belli değil, ancak “İslamcı teröristler” lanetlenerek Haftar’ın iddiası bir kere daha doğrulanmış oluyordu. Ulusal yayın yapan kanalların büyük bölümü ağız birliği etmişçesine “terörü” lanetliyor, “polis ve askerin” ülkede hak ettiği yeri almasını talep ediyordu. Halkın kafası karışık olsa da “kanaat önderleri” zımnen Hafar’ın çıkışıyla paralel cümleler kuruyordu.

27 Mayıs Salı günü Ahmet Maitik’in evine silahlı saldırı düzenlendi, Matik’in korumaları ve saldırganlar arasında çıkan çatışmada iki taraftan da ölü ve yaralı olduğu belirtildi. Bu haberin altını çizmek gerekiyor, çünkü bundan önce eski başbakanlardan Ali Zeydan’ın kaçırılması sırasında korumalar saldırganlara mukavemet etmemiş, Abdullah Sini’nin evine yapılan saldırı sonrasında Sini görevi bırakacağını açıklamıştı. Ancak Maitik’in korumaları saldırganlara mukavemet etmiş, Maitik ise saldırı sonrasında hâlâ görevine devam ediyor. Yani yeni hükümet silahlı ve siyasi baskılara rağmen görevine devam edeceği mesajı veriyor.

Genel Kongre, Abdullah Sini’ye, görevi Ahmet Maitik’e devretmesi yönünde resmi yazı gönderdi. Sini hükümeti, yaptığı basın toplantısında Maitik hükümetiyle bir sorunları olmadığını altını çizerek, “Ahmet Maitik’in tayini noktasında hukuki açıdan sıkıntılar olduğunu, olayın yargıya intikal ettiğini, yargı kararı kesinleşinceye dek Ahmet Maitik kabinesini görevi devir etmelerinin mümkün olmadığını”, belirtti.

Ülkenin doğusunda Haftar’a bağlı birlikler ve Haftar yanlısı Libya Ordusu Birlikleri arasında çatışmalar yaşanmaya devam ediyor. Son olarak ABD’nin içinde 1000 kadar asker bulunan bir savaş gemisini, acil bir durumda ABD misyonu çalışanlarını kurtarmak üzere, Libya sahiline yönlendirdiği haberi yerel ve uluslararası basında yer aldı. Tabi Trablus’da konuşlanmış milis birlikler üzerindeki siyasi gerginlik çok net bir biçimde gözlemleniyor. Bu durumda Libya bir iç savaş sürüklenir mi? Bekleyip göreceğiz. Ancak temennimiz kardeş Libya’nın bir an önce huzura kavuşmasıdır.

Emrah Kekilli

Emrah Kekilli 2009 yılında Marmara Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü'nden mezun oldu. Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü'nde yüksek lisan eğitimini tamamladı, halihazırda Marmara Üniversitesi Tarih Bölümde doktora yapmaktadır. 2012'de Anadolu Ajansı temsilcisi olarak Libya'ya giden Kekilli, 2015 yılına kadar Libya'da bulundu. Şu anda Libya merkezli olma üzere Kuzey Afrika ve Ortadoğu üzerine çalışmlarını sürdürmektedir.
Libya İç Savaşa mı Sürükleniyor? Reviewed by on . Bir önceki yazıda Halife Haftar’ın darbe girişimin arka planını ve ülkedeki siyasi ve toplumsal kesimlerin Haftar’ın çıkışı karşısındaki tutumlarını ve uluslara Bir önceki yazıda Halife Haftar’ın darbe girişimin arka planını ve ülkedeki siyasi ve toplumsal kesimlerin Haftar’ın çıkışı karşısındaki tutumlarını ve uluslara Rating: 0

Leave a Comment

scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: