Cuma , 18 Ağustos 2017

Giriş » Analiz » Afrika Hakkında Nasıl Yazılır?

Afrika Hakkında Nasıl Yazılır?

4 Mayıs 2013 Kategori: Analiz A+ / A-

Afrikalıların Manifestosu Ya da Afrika Hakkında Nasıl Yazılır?

Kenyalı yazar Binyavanga Wainaina, Kwani dergisinin editörü olup, New York Times, the Guardian ve National Geographic için de yazılar yazmaktadır. Yazar 2002 yılında Afrika Yazıları üzerine Caine ödülünü kazanmıştır.

Bizim sık sık dile getirdiğimiz ve Afrika’nın imajının bilinçli bir şekilde olduğundan farklı gösterildiğini yazar oldukça ironik bir tarzda kaleme almıştır. Yazar aslında bu yazısında, Afrika hakkında batılıların nasıl yazdıklarını açıkça ortaya koymaktadır. Yardım kuruluşları, organizasyonlar ve aktivistlerin faaliyetlerinin gerçek yüzünü açıkladığı bir konuşmasında onların “pasif, bağımlı ve güçsüz” bir Afrika istediklerini söylemektedir ki katılmamak mümkün değildir. Bu yüzden yönünü Afrika’ya çevirmiş Türk STK’larının ve gönüllülerinin hatta bu konuda yazı yazanların bu yazıyı defalarca okumalarını ve “kaş yaparken göz çıkartmamaları” gerektiğini anlamaları gerekmektedir. Bu yazı aslında Afrikalıların dünyaya bir manifestosudur. (ORDAF)

Afrika Hakkında Nasıl Yazılır?[1]

Binyavanga Wainaina

Başlığınızda her zaman “Afrika”, “Karanlık” ya da “Safari” kelimelerini kullanın. Alt başlıklar “Zanzibar”, “Masai”, “Zulu”, “Zambezi”, “Kongo”, “Nil”, “Büyük”, “Gökyüzü”, “Gölge”, “Davul”, “Güneş” ya da “Mâzi” kelimelerini içerebilir. “Gerillalar”, “Zamansız”, “İlkel”, “Kabilevi” gibi kelimeler de oldukça kullanışlı kelimelerdir. Şunu da dikkate alınız; “İnsanlar” siyah olmayan Afrikalılar anlamına gelirken, “Halk” siyah Afrikalılar anlamına gelmektedir.

Kitabınızın kapağında ya da içinde asla iyi görünümlü bir Afrikalının, eğer o Afrikalı Nobel ödülünü kazanmadıysa, fotoğrafını bulundurmayın. Bir AK-47, çıkıntılı kaburgalar, çıplak göğüsler kullanın. Eğer bir Afrikalı dahil etmek zorundaysanız, Masai ya da Zulu ya da Dogon kıyafetleri olan birini bulduğunuzdan emin olun.

Metninizde Afrika’yı tek bir ülkeymiş gibi ele alın. Yuvarlanmış çayırları ve devasa hayvan sürüleri, uzun, zayıf ve açlıktan ölecek durumda olan insanları ile Afrika sıcak ve kuraktır. Ya da Afrika maymun yiyen çok kısa boylu insanları ile sıcak ve buğuludur. Afrika çok büyüktür: 54 ülke, açlık çekmekten, ölmekten, savaşmaktan ve göç etmekten dolayı sizin kitabınızı okuyamayacak kadar meşgul olan 900 milyon insan. Kıta tamamen çöller, ormanlar, dağlık araziler, geniş ovalar ve diğer pek çok şey ile doludur; ancak okuyucunuz bunlarla ilgilenmez, dolayısıyla tanımlarınızı romantik, çağrıştırıcı ve detaylı olmayacak şekilde yapınız.

Afrikalıların ruhlarının derinliklerinde nasıl müzik ve ritim barındırdıklarını ve diğer hiçbir insanın yemeyeceği şeyleri nasıl yediklerini gösterdiğinizden emin olun. Pirinç, et ve buğdaydan bahsetmeyin; keçi, yılan, solucanlar, kurtlar ve her türlü av eti ile birlikte maymun beyni Afrika’nın tercih edilen mutfağıdır. Bu tarz yiyecekleri çekinmeden yiyebildiğinizi gösterdiğinizden emin olun, ve bundan zevk almayı nasıl öğrendiğinizi tarif edin – çünkü siz (Afrika’yı) umursuyorsunuz.

Tabu konular: Sıradan yerli sahneler, Afrikalılar arasında aşk (bir ölüm dahil olmadığı sürece), Afrikalı yazarlara ya da entelektüellere referanslar, frengi, ebola ateşi, ya da kadın sünnetinden mağdur olmayan ve okula giden çocuklar.

Kitap boyunca, okuyucu ile komplo içinde fısıldayan bir ses ve çok şey umdum tonu kullanın. Liberalizminizin günahsız olduğunu önceden ortaya koyun, ve başlangıca yakın Afrika’yı ne kadar çok sevdiğinizden, buraya ne derece aşık olduğunuzdan ve onsuz yaşayamayacağınızdan bahsedin. Afrika sizin sevebileceğiniz tek kıtadır – bunun avantajını kullanın. Eğer bir erkekseniz, kendinizi onun ılık, bakir ormanlarına atın. Eğer bir kadınsanız Afrika’ya, safari ceketi giymiş ve günbatımına doğru yok olan bir erkekmiş gibi davranın. Afrika acınmak, tapılmak ya da egemen olunmak içindir. Hangi açıyı ele alırsanız alın, sizin müdahaleniz ve [yazdığınız] mühim kitabınız olmadan, Afrika’nın ölüme mahkum olduğunu yansıtan güçlü bir imajı bıraktığınızdan emin olun.

Afrikalı karakterleriniz çıplak savaşçıları, sadık hizmetkarları, kahin ve falcıları, münzevi saltanatında yaşayan antik bilge adamı içerebilir. Ya da yozlaşmış politikacıları, çok eşli ahmak seyahat rehberlerini, yattığınız fahişeleri de. Sadık Hizmetkar her zaman yedi yaşında biri gibi davranır ve disipline ihtiyacı vardır; yılanlardan korkar, çocuklarla iyi geçinir, ve sizi her zaman kendi karmaşık yerel dramalarına dahil eder. Antik Bilge Adam her zaman asil bir kabileden gelmektedir (Gikuyu, Igbo ya da Shona gibi paragöz kabilelerden değil). Çapaklı gözleri vardır ve Evren’e yakındır. Modern Afrikalı ise vize ofisinde çalışan, Afrika’yı gerçekten umursayan kalifiye batılılara çalışma izni vermeyi reddeden, hırsızlık yapan, şişman adamdır. O kalkınma düşmanıdır ve her zaman memuriyetini, pragmatik ve iyi kalpli, STK ve Yasal Koruma Alanları kurmak isteyen seyyahların işini zorlaştırmak için kullanmaktadır. Ya da o, Savile Row’da bir dairede, bir seri katile dönmüş Oxford eğitimli entelektüel bir siyasetçidir. O Kristal şampanya seven bir yamyamdır ve de annesi esasında ülkeyi yöneten cinci bir kadındır.

Karakterleriniz arasına her daim ve mutlaka, mülteci kampını neredeyse çıplak bir şekilde gezinen ve Batı’nın cömertliğini bekleyen “Aç Afrikalı”’yı dahil etmelisiniz. Çocuklarının şişkin karınları vardır ve gözlerinde sinekler uçuşur; O’nun göğüsleri ise düz ve boştur. Tek kelimeyle çaresiz görünmelidir. Geçmişe ya da bir tarihe sahip olamaz; böyle saptırmalar bu dramatik anı mahveder. İniltiler iyidir. Diyalogda, (ifade edilemez) acısından bahsetmekten başka kendisi hakkında hiçbir şey söylememelidir. Sizin esenliğinizi umursayan ve dalgalı bir gülüşe sahip olan sıcak, anne gibi bir kadını da dahil ettiğinizden emin olun. Onu anne diye adlandırın. Çocuklarının hepsi suçlu. Bu karakterler ana karakterinizin etrafında, onun iyi görünmesini sağlayarak, vızıldamalı. Kahramanınız onları eğitebilir, yıkayabilir, besleyebilir; o bir sürü bebek taşımaktadır ve ölümü görmüştür. Kahramanınız sizsinizdir (eğer röportaj ise), ya da şimdilerde hayvanları umursayan güzel, trajik uluslararası bir ünlü/aristokrattır (eğer kurgu ise).

Kötü Batılı karakterler Tory kabinesi bakanlarının çocuklarını, Afrikanerleri, Dünya Bankası çalışanlarını içerebilir. Yabancıların sömürüsünden bahsederken Çinli ve Hint tüccarlardan bahsedin. Batıyı Afrika’nın durumundan dolayı suçlayın. Ancak çok spesifik olmayın.

Baştan başa geniş fırça darbeleri iyidir. Afrikalı karakterleri güldürmeyi, çocuklarını eğitmek için mücadele ettirmeyi, ya da sadece olağan durumlar içerisinde yetindirmeyi engelleyin. Onları Afrika’daki Avrupa ya da Amerika ile aydınlatın. Afrikalı karakterler renkli, egzotik, gerçektekinden uzun – ancak içi boş, muhabbetsiz, hikayelerinde çatışma ya da çözümler barındırmayan, sebeplerini karmaşıklaştıracak derinliğin ya da garipliğin olmadığı kişiler olmalıdır.

Çıplak göğüsleri (genç, yaşlı, muhafazakar, yakın zamanda tecavüze uğramış, büyük, küçük), sünnetli organları, genişlemiş organları detaylıca tarif edin. Ya da her türlü organı. Bundan daha iyisi ise çıplak ölü bedenlerdir. Ve özellikle çürüyen çıplak ölü bedenler. Unutmayın, içinde insanların açık saçık ve acınası olarak göründüğü bir şekilde sunacağınız her çalışma “gerçek Afrika” olarak işaret edilecektir, ve siz bunu kitabınızın şömizinde olmasını istiyorsunuz. Bunu mide bulandırıcı olarak hissetmeyin: siz [aslında] onların Batı’dan yardım almalarına yardım etmeye çalışıyorsunuz. Afrika ile ilgili yazmada en büyük tabu ise ölen ya da acı çeken beyaz insanları tarif etmektir.

Diğer taraftan, hayvanlar endamlı ve karmaşık karakterler olarak işlenmelidir. Onlar konuşurlar (ya da gururlu bir şekilde yelelerini sallarken homurdanırlar), ve isimleri, hırsları ve arzuları vardır. Aynı zamanda aile değerlerine de sahiptirler: aslanların çocuklarını nasıl eğittiklerine bakınız? Filler çevrelerini umursamaktadır ve iyi feministlerdir ya da ağırbaşlı aile reisleridir. Goriller de öyledir. Hiçbir zaman bir fil ya da goril hakkında olumsuz bir şey söylemeyin. Filler insanların mülklerine saldırabilir, mahsullerini yok edebilir ve hatta onları öldürebilir. Daima filin tarafını tutun. Büyük kediler devlet okulu aksanına[2] sahiptirler. Sırtlanlar yasal avlardır ve belli belirsiz Ortadoğu aksanlarına sahiptirler. Ormanda ya da çölde yaşayan herhangi kısa bir Afrikalı güler yüzlü olarak betimlenebilir (bir fil, şempanze ya da goril ile çatışma içinde olmadıkları sürece, ki bu durumda onlar katıksız kötüdürler).

Ünlü aktivistler ve yardım çalışanlarından sonra, çevreciler Afrika’nın en önemli insanlarıdır. Onları rencide etmeyiniz. Onlara 30,000 akrelik oyun çiftliklerine ya da “koruma alanları”na davet edilmek için ihtiyaç duyacaksınız ve bu ünlü aktivist ile mülakat yapabileceğiniz tek yol da budur. Kahraman görünüşlü bir çevrecinin olduğu bir kitap kapağı satışlarda hünerini gösterir. Beyaz, bronzlaşmış ve haki giyen, zamanında evcil bir antilobu ya da bir çiftliği olmuş herhangi bir kişi çevreci ve Afrika’nın zengin mirasını koruyan bir kişidir. Onunla mülakat yaparken, ne kadar fona sahip olduklarını; oyunlarının dışında ne kadar para kazandıklarını sakın sormayın. Çalışanlarına ne kadar ödediklerini asla sormayın.

Afrika’da ışıktan bahsetmezseniz okuyucularınız mahrum kalmış olacaktır. Ve gün batımları, Afrika’nın gün batımı olmazsa, olmazdır. Her zaman büyük ve kırmızıdır. Her zaman büyük bir gökyüzü vardır. Geniş boş mekanlar ve oyun kritiktir –Afrika Geniş Boş Mekanlar bölgesidir. Bitki örtüsü ve hayvan topluluğunun kötü vaziyetini yazarken Afrika’nın aşırı nüfuslu olduğunu söylediğinizden emin olun. Ana karakteriniz bir çölde ya da ormanda yerel insanlarla (herhangi kısa biri) yaşıyorken, Afrika’nın nüfusunun ciddi bir şekilde Aids ve Savaştan (ilk harfleri büyük yazın) dolayı azaldığını söylemek uygun olacaktır.

[Ayrıca] Paralı askerlerin, kötü, yeni zengin Afrikalıların, fahişelerin ve gerillalar ile seyyahların takıldığı Tropicana olarak adlandırılan bir gece kulübüne de ihtiyaç duyacaksınız.

Kitabınızı daima gökkuşakları ya da rönesans hakkında bir şeyler söyleyen Nelson Mandela ile bitirin. Çünkü siz umursuyorsunuz.

 

[1] Çeviri: Ali Murat Kurşun

[2] Çevirenin Notu: (public-school accent): İngiltere’de elit okullarda okumuş kişilere ait ayırıcı bir aksan. Kraliçe (ya da kral) İngilizcesi, BBC İngilizcesi olarak da adlandırılır.

Afrika Hakkında Nasıl Yazılır? Reviewed by on . [su_note note_color="#c2c2bf"]Afrikalıların Manifestosu Ya da Afrika Hakkında Nasıl Yazılır? Kenyalı yazar Binyavanga Wainaina, Kwani dergisinin editörü olup, N [su_note note_color="#c2c2bf"]Afrikalıların Manifestosu Ya da Afrika Hakkında Nasıl Yazılır? Kenyalı yazar Binyavanga Wainaina, Kwani dergisinin editörü olup, N Rating: 0

Leave a Comment

scroll to top
%d blogcu bunu beğendi: